Yerli ve milli şuura sahip, tarihlerini iyi bilen, nereden geldiklerini ve nereye gittiklerinin tayinini yapabilen nesillerin yetişmesi için yerli ve milli bir eğitim modeline ihtiyaç vardır. Bunun yapılabilmesi, ülke ekonomisine ve gelişimine katkıda bulunan paydaşlarla bu ülkenin geleceği olan öğrencilerin iş birliğini gerektirir. Çoğu üniversite öğrencisinin en büyük kaygısı mezun olduğunda üniversite hayatı boyunca verdiği emeğin karşılığını alabilmektir. Genelde mezun olan gençler, şirketlerle eğitim hayatları boyunca ilişki içine girmediğinden mezun olduklarında bazen ne yapabileceklerini bilememektedir. Öğrenciler okudukları bölümlerde zorunlu staj olmaması durumunda staj bile yapmamaktadır. Oysa ki bu ülkenin kalkınması için çabalayan firmalar bu gençlere daha erken ulaşmış olsalar, yerli ve milli kalkınma için gerekli olan nitelikli iş gücü açığı giderek azalacaktır.

Yerli ve milli firmalar da ne yazık ki kendilerini tanıtma anlamında eksik kalmaktadır. Öğrenciler çoğu durumda yerli ve milli kalkınmaya faydası olan firmaların varlığını bile duymadan mezun olmakta daha sonra kendi ülkesinde başarılı olan firmaların varlığını bilmeden ya uluslararası büyük şirketlerde çalışabilmek için can atmakta ya da yurt dışına çıkmaktadır.

Öğrencilerde yerli ve milli şuurun oluşturulması için mevcut firmaların yaptığı çalışmalar tanıtılmalı ve öğrencilere olan ihtiyaç tekrar tekrar belirtilmelidir. Üniversitelerde yapılan etkinlikler ve sunumlarda ülkenin temel sorunları, bu sorunlara önerilen çözümler ve bu çözümleri hayata geçirecek gençlere olan ihtiyacın vurgulanması gerekir. Yerli üretime katkıda bulunan her firma kendi alanıyla ilgili öğretim gören gençlere eğitim aldıkları kurumlarda ulaşmayı bir görev bilmelidir. Her öğrencinin akademik danışmanı olacağı gibi danışman firması da olmalıdır. Böylece öğrenci üniversite hayatı henüz bitmeden bölümüyle ilgili çalışmak isteyebileceği firmaları tanımaya ve hatta dersleri el verdikçe yarı zamanlı çalışmaya başlayabilir.

Çoğu yerli firma kariyer zirvelerinde stantlarını açmamakta, uluslararası ve büyük firmalar ise kariyer zirvelerinin yıldızı olmaktadır. Bu tarz zirvelere katılacak firmaların ‘Mildeks’ puanlarına göre katılımlarının teşvik ediliyor olması ve ‘Mildeks’i yüksek firmaların gençlerle daha sık buluşuyor olması, bu bilincin gençlerde oluşmasına zemin hazırlayabilir. Zorunlu stajlarda ‘Mildeks’i yüksek kurumlarda staj yapılmasına öncelik verilmesi sayesinde bu firmalar ile gençler buluşturulabilir. Bu sayede gençler ‘Mildeks’ kavramını ve onun nelere bağlı olarak arttığını çalıştığı kurumda öğrenerek, yerlilik ve millilik kavramının somut olarak karşılığını görebilirler. Böylelikle gençler hem satın alacakları ürünleri hem de çalışacakları firmaları Mildeks’i de dikkate alarak kararlaştırmaya başlarlar.

Üniversitelerin ders planlarında da bir kurumun yerli ve milliliğinin ölçülmesi için gereken kriterlerin öğretiliyor olması gençlerin bakış açılarını değiştirebilir. Aynı zamanda üniversitelerin ders planlarında ülkenin yerli ve milli kalkınması için ihtiyaçların ne olduğu ve bu ihtiyaçların karşılanması için gerekli insan kaynağının ne özelliklerde olması gerektiği öğretilmelidir.

Günümüzde gençlerin bu ülkeye olan borçlarını ödemeden başka ülkelere gitmesi ya da diğer tabiri ile beyin göçü, ülkemiz adına mutlaka ele alınması gereken bir durumdur. Tabi ki hiçbir öğrencinin ülkede kalmaya zorlanması gibi bir durum söz konusu olamaz. Mutlaka belli alanlarda başarılı kişiler hem uluslararası şirketlerde yurt dışında görevlerde yer almalı hem de akademisyenlerimiz yurt dışında çalışmalarını sürdürmelidir. Bir açıdan onlar ülkemizin hem kültürel anlamda hem ekonomik anlamda elçisi olmaktadır. Önemli olan bu insanların kendi ülkeleri ile sürekli bağ halinde kalmalarını, günü gelince geriye dönmelerini, geriye dönmeseler bile yurt dışından ülkemizin yerli ve milli kalkınma sürecine katkıda bulunmalarını sağlayabilmektir.

Yerlilik ve millilik şuurunun gençlerde oluşturulması için gençlere ne kadar ihtiyacımızın olduğunu ve onların aslında geleceğin şekillendiricileri ve sahibi olduklarını hatırlatmak gerekiyor. Bunun için bir taraftan gençlerin görüşleri sürekli bir şekilde alınmalı, diğer taraftan gençlere bu bilinç sürekli aşılanmalıdır. Yerli ve milli bir eğitim sistemi için; ilgili tüm kişi, kamu kurumu, işletme, akademisyen, basın mensubu ve STK’ların bir arada olduğu platformlara ihtiyaç vardır. Yerli ve Milli Kalkınma Platformu olarak YİDER ve YİDER Gençlik Komisyonu bu konuda üzerine düşenleri yapmaya başlamıştır ve yapmaya devam edecektir.

-YİDER Gençlik Komisyonu